Kuaför Destek Sitesi

KUAFÖR

Ultra Modern Bob Saç KESİM Videosu

Ultra Modern Bob Saç KE...

NickBerardi former NY Creative Director of Vidal Sassoon cuts this UltraModern Bob teaching the Blueprint to Creative ...

MAKYAJ

Gossip Girl kızlarının saçları ve Giysi Modası

Gossip Girl kızlarını...

Serena van der Woodsen, although not one of Blair’s minions, still followed the chequered trend in a ...

SEKTÖR

Uğur böceği balyaj nasıl yapılır?

Uğur böceği balyaj na...

  Balyaj Nasıl Yapılır adnan serterden balyaj örneği.. ...

MODEL

Twilight Saga: Eclipse – TUTULMA Los Angeles Galası

Twilight Saga: Eclipse &...

Twilight Saga: Eclipse Los Angeles Galası Twilight Saga: Eclipse’nin (Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma) Los Angeles’taki galası dün düzenlendi. Kristen ...

GÜZELLİK

Miranda Kerr Ay-Yıldız 2010 Kataloğunda

Miranda Kerr Ay-Yıldız...

Miranda Kerr Ay-Yıldız 2010 Kataloğunda Miranda Kerr Ay-Yıldız 2010 Kataloğunda Victoria’s Secret’in meleği Miranda Kerr Ay-Yıldız’ın 2010 kataloğu ...

Beren Saatten Görüntüler

 

KİŞİSEL BİLGİLER
Adı Soyadı: Beren Saat
Doğum Yeri:Ankara
Tarihi: 26.02.1984
Öğrenim Durumu: Lise
Boy:1.67
Kilo:50
Saç Rengi:Kumral
Göz Rengi:Yeşil
Yer aldığı diziler:

“Hatirla sevgili” (2006) Yasemin
“Aska sürgün” (2005) …. Zilan Sahvar Azizoglu
“Askimizda ölüm var” (2004) …. Nermin
Hobileri: Dans Etmek, Resim Yapmak, Tenis Oynamak, Sinemaya Gitmek

KISACA BEREN SAAT
Beren Saat 26 Şubat 1984 te Ankara’da doğdu.İlk öğrenimini Ankara Ted Kolejinde gördü.Şu anda Başkent Üniversitesinde eğitimine devam ediyor.

Bizler onu “Türkiyenin Yıldızları” adlı yarışmadan tanıdık.Yarışmada eşsiz güzelliğiyle olduğu kadar oyunculuğuylada dikkatleri üzerinde topladı.Bununla beraber yarışmada ikinci oldu. Belki birinci olup büyük ödülün sahibi olamamıştı ama ilerde yapacağı işlerle büyük bir hayran kitlesine sahip olacaktı.Nitekim Aşka Sürgün adlı diziyle bir anlamda profesyonel olarak oyunculuğa adımını attı.Mahsun Kırmızıgül ve dev bir kadroyla diziyi başarıyla sürdürdü.Dizi bittiğinde biz (Beren Saat hayranları)onu özlemeye başlamıştık bile.Bu özlemimizi Hatırla Sevgili adlı dizi dindirmiş oldu.Dizi 50 li yılların sonunda yaşanan hüzünlü bir aşkı ve dönemin Türkiye’sinde yaşanan siyasi olayları konu alıyor.Beren Saat dizide Demokrat Partili bir vekilin kızını onuyor.
RÖPORTAJLAR

Alıntı:
Benissimo Dergisi-Ekranların masum yüzü Beren SaatEkranların masum yüzü Beren Saat

Bir yarışmayla başlayan kariyerine sağlam adımlarla devam eden Beren Saat,son dönemin dikkat çeken oyuncularından biri…
Onu ilk olarak Türkiyenin yıldızları yarışmasında tanıdık.Yeteneği güzelliği ve masum yüzüyle dikkat çekiyordu. “Aşkımızda ölüm var” dizisinde küçük bir rol ve Mahsun Kırmızıgülle başrollerini paylaştığı Aşka Sürgün dizisi izledi. Şu sıralar Hatırla Sevgili de “Yasemin” rolünü başarıyla canlandırıyor. Beren Saat ile büyük bir hızla gelişen kariyeri oyunculuk ve hayalleri üzerine söyleştik..

Hatırla Sevgili bi dönem dizisi, çekimler öncesinde nasıl bir hazırlık aşamasından geçtiniz?

-Çok yoğun bir hazırlık dönemi oldu. Dönem dizisi olması nedeniyle Yılmaz Karakoyunlu, Can Dündar, Ferhat Kenter gibi isimlerle birtakım birlikteliklerimiz oldu. Özellikle Can Dündarın bize büyük bi yardımı oldu. Belgeseller nedeniyle çok önemli bir veri tabanına sahip. Bundan çok faydalandık. Zaten, Tomris Hanım ilk günden Demir Kırat belgeselini tutuşturdu elime. Sonrasında bi yandan dizideki karakterlerin psikolojik boyutunu incelerken diğer yandan o dönemde kadınlar tırnaklarını nasıl törpülüyorlamış saçlar nasılmış, ayakkabıların modelleri neymiş diye araştırma yaptık. Eski “hayat” dergileri bulundu. Tomris hanımın evinde bu dergiler karıştırıldı. Yaratım aşamasında bulunmak benim için çok keyif verici ve öğretici oldu.

Dizide cumhuriyet tarihimizin siyasi açıdan oldukça sıkıntılı bi dönemi resmediliyor.O yıllarda yaşanılanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

-En başta şunu söylemem gerekir. Bu diziyle beraber anladım ki o dönemi çok yüzeysel biliyormuşum. Yakın tarih deniliyor ama bana çok uzakmış gibi geliyordu. Ta ki ananemle konuşana kadar, bir gün ananem üzerinde 27 mayıs tarihi olan yüzüğünü gösterdi. O dönemde yardım olsun diye herkes alyanslarını değerli eşyalarını bağışlamış, karşılığında devlet bu yüzüğü vermiş. O an anladım ki aslında hiç de uzak değil ananemin şahit olduğu olaylar. Bir insanın başbakan konumundan alınıp idam edilidğini düşününce beynime kurşun yemiş gibi oluyorum. Bu kadar antidemokratik bi tutum insanı üzüyor…

Siyasi çalkantıları bir yana bıraktığımıza 50li 60lı yıllarda yaşamak ister miydiniz?

-Aslında bakarsanız o dönem çok özendirici. Müzikler kıyafetler nezaket.. nezaketin her alana yansıması oturmaları kalkmaları konuşmaları insan ilişkileri… herley çok keyifli..70ler 80ler değil ama 50li 60lı yıllar yaşamak için çok tercih edilebilir bi döem..

Sinema filminde oynamak istediğinizi söylediniz, teklifler var mı?

-Çok sabırsızlıkla beklediğim bi rol var. Tomris hanım çekecek ve inanıyorum ki çok güzel olacak. Ama filmi beyaz perdede görene kadar konuşmamak lazım.. o yüzden şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar…

Kendinizi nasıl bir oyuncu olarak görüyorsunuz?

-Daha oyuncuyum diyemiyorum olmaya çalışıyorum…bir potansiyel var galiba.zaten buna inanmasam bu işe soyunmazdım. Kendimi hayal kırıklığına uğratmaktan çok korkarım.
Dizi çekmenin en keyifli yanı normal şartlarda karşı karşıya gelemeyeceğiniz insanlarla çok uzun vakitler geçirme şansınız olması. Gerek sahnede oynarken gerekse kahve molalarında çok fazla şey öğreniyoruz hem hayata hem oyuculuğa dair…Mesela dizide babamı oynayan Engin Şenkan o kadar muhteşem ki bazen karşılıklı rollerimizde arkadan bi tekme atıyor ve hop sen oynayıp gidiyorsdun.. Sahne hakimiyeti karşısındaki oyuncuyla kurduğu iletişim muazzam. Tabi bi tek Engin ağabeyle değil. Lale ablayla oynarken de böyle oluyor..Ayda abla ve Avni ağabeyle de…
“Şu anda bırakamayacağım bi noktadayım, döndüğümde aynı şansı bulamayabilirim..”

Oyunculuğunuzu geliştirmek için ne yapıyorsunuz?

-Galiba ihtiyaca göre şekilleniyor…Mesela Aşka Sürgünde kendim konuşmuyordum, seslendirmeyi başkası yapıyordu. Ama bu dizide dublajı ben yapıyorum. Bu yaz ses egzersizleriyle tonlama çalışmalarıyla çok uğraştım. Bir yandan da fiziksel esnekliğimi ve kondisyonumu kaybetmemek için çalışıyorum..

Çok yoğun bir tempoda çalışıyorsunuz, bu sizi nasıl etkiliyor?

-Açıkçası dizi çektiğim bi dönemdeyim ve bunu yarıda bırakamam. Biliyorsunuz bu ülkede insanların dönemleri var ben şu anda bırakamayacağım bi dönemdeyim. Döndüğümde aynı şansı bulamayabilirim O yüzden son 3 senedir sürekli çalışıyorum. Dizi çekmek öyle birşey ki insanın başka hiçbişeye vakti kalmıyor. Kitap okurken 3. 4. sayfasında yorgunluktan uyuyorsunuz.. Bir yandan insanın kişisel gelişimi duruyor diğer yandan farklı yönetmenlerle ve farklı tecrübelerdeki oyuncularla vakit geçirdiğiniz için bir tür atölye çalışmasının yaşandığı bir okul aslında.. Yani bir anlamda bu döngü içinde gelişiyorum..

Ali Poyrazoğlu sizin için ‘tiyatroya yeteneği vardı kullanmadı TV dizilerinde oynayarak para kazanmayı seçti, oysa kendine daha derin yatırımlar yapması gerekirdi’ dedi. Siz ne diyeceksiniz bu konuyla ilgili olarak?

-Açıkçası yarışmadayken Ali hoca hakkındaki fikirlerim bambaşkaydı. Şu an çok başka…Artık yarışma bitti ve dışarıdan baktığımda o zaman bizi çok doğru yönlendirdiğine ikna oldum. O yüzden ne diyorsa doğrudur. Ama şunu söyleyeyim cahil cesaretiyle her şeyin üstüne atlamak bana çok tehlikeli geliyor.Daha dizide kendi dublajımı yapmıyorken sahneye çıkıp sesimi çok iyi kullanabiliyormuşum gibi kendimi ortaya atmak bana cahil cesareti olur gibi geldi. Bunun sırf para kazanmak amacıyla yapıldığı eleştirisine da hak veremeyeceğim.Konu sırf para kazanmak olsaydı başka bir işte çok daha fazla kazanabilir daha rahat koşullarda çalışabilirdim. En azından yerimde saymadığıma inanıyorum, bu yüzden içim rahat. Sahneye çıkmayı tabi ki istiyorum. Ben oyuncu olacağım iyi bir oyuncu olmak istiyorum diyen birinin yolunun sahneden geçmemesi mümkün değil. Ama zamanı var.

Birkaç sene öncesine kadar okuluna gidip gelen kendi halinde bir genç kızdınız.bugün ise herkes sizi tanıyor. Olumlu veya olumsuz hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?

-Tanınmış bir insan haline geldiğinizde insanlarda tuhaf bir önyargı oluşuyor. Kendinizi merkez gibi düşünürseniz çemberin yakınındaki insanlarda benim aynı ben olduğumu biliyor. İlişkileriniz eskisi gibi devam ediyor. Çember dışa doğru genişledikçe birtakım insanlar var ki sizin çok yakınınızda olmayan onlar birtakım önyargılara sahip. Sizin hakkınızda dışardan olumsuz yorumlar yapıyorlar. Bu bir zaman bana çok incitici geldi..Arkandan bir sürü şeyler söylüyorlar… oysaki sen sadece hayallerinin peşinden koşuyorsun, yapmak istediğin birşey için mücadele veriyorsun. Bu yüzden tanınmışlıkla birlikte insanın sosyal hayatında birtakım şeyler oluyor, zemin sallanıyor biraz..isimlere fazla kapılmamak lazım, sanırım buna kapılanların hayatı bira zor oluyor…

İlgiden bunaldığınız olmuyor mu?

-Düşünsenize hiç tanımadığınız bir insan, sokakta asık yüzle köpeğinizi gezdirirken ben seni çok seviyorum deyip boynunuza sarılıyor, bunlar herkese nasip olacak şeyler değil. Ama açıkçası ilk zamanlarda sıkkınlık oldu. Mardin de çalışırken beni gerçekten Zilan zannediyorlardı. Ve açıkçası bu sevgiden bunaldığım da olmuştu. 50 derece sıcaklıkta kimseyle öpüşmek istemiyordum bunalıyordum..

Ama artık farklı düşünüyorsunuz…

-Efkan Efekan ı kaybettikten sonra (ilk işimde beraber çalışmıştık) birden her şey değişti. Onun insanlara be kadar nazik davrandığı ruh hali ne olursa olsun yanına gelen herkese merhaba deyip ne kadar vakit ayırdığını düşündüm ve bu benim için bi milat oldu. Artık çok mutsuz ve ters bir anım bile olsa gülümsemek zorunda hissediyorum kendimi çünkü bu böyle bir şey..hem dizi çekeyim hem insanlar izlesin hem ratingimiz yüksek olsun deyip ondan sonra da ilgiden şikayet etmek doğru değil. İnsanlar bunları bir bedel olarak görmediği zaman sorun ortadan kalkıyor. Çünkü bir insanın kollarını açıp seni seviyorum demesi bedel olamaz aksine çok keyif verici bir şey…tadını çıkarmak lazım.

10 sene sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

-Şu anda bulunduğum durumu da iki sene öncesinden hayal edemiyordum. İnsan bir yandan kendini geliştirmeye çalışıyor ve kendine güveniyor ama şans faktörü de çok önemli.. yarışmadayken oyuncunun başrol olması için olgunluk yaşı 25-30 sen daha 20 yaşındasın deniliyordu. Buna inanmıştım, ama ondan sonra Tomris hanımla tanıştım kocamana bir prodüksiyonun başrolü geldi ve sadece 18 yaşındaydım. İşte bu şans, başrol için aranan kız 30 yaşında olsaydım ben olmayacaktım. O yüzden ilerisini tahmin etmek çok mümkün değil…

Alıntı:
Bu dizi beni ‘esas kadın oyuncu’ yaptıBu Dizi Beni Esas Kadın Oyuncu Yaptı

Bu dizi beni ‘esas kadın oyuncu’ yaptı

‘Aşka Sürgün’ün ayakları yere basan karakteri Zilan ile izleyicinin büyük beğenisini kazanan Beren Saat, TV’de var olmak istediğini ama marjinal bir rol tercih etmeyeceğini söylüyor. “Bu dizi beni ‘esas kadını oynayanlar’ statüsüne yükseltti” diyen Saat, kendisine ‘Aşka Sürgün’ ile verilen şansı iyi değerlendirdiğini belirtiyor.

atv’nin izlenme rekorları kıran dizisi ‘Aşka Sürgün’de finale bir adım kaldı. Başrollerini Mahsun Kırmızıgül ve Beren Saat’in paylaştığı dizi, önümüzdeki hafta final bölümüyle ekrana veda edecek. Dizide canlandırdığı Zilan karakteri ile izleyicinin beğenisini kazanan Beren Saat, ‘Aşka Sürgün’ gibi bir şansı iyi değerlendirdiğini, bu kadar hızlı bir yükselişi beklemediğini belirtiyor: “Hayallerim hep büyüktür ama zamanın bu kadar kısa olacağını tahmin etmiyordum…”

* ‘Aşka Sürgün’ bitiyor. Neler hissediyorsunuz?
Beren Saat: Çok yorulduğumuz için, tatil yapacak olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ama bir yandan da çok hüzünleniyoruz. Evde, birkaç hafta önce çekim yaparken, çok duygusallaştım. Aslında o evde çok mutsuz çalıştık. Çok soğuktu. ‘Artık buradan kurtulsak’ dediğimiz bir mekan olmasına rağmen, orada hüzünlenmem enteresan oldu. (Gülüyor) İçimde bir burukluk var…

* Dizinin bu kadar sevilmesini neye bağlıyorsunuz? Başlarken bu kadar iddialı başlamamıştınız…
Beren Saat: Bence bu kadar çok tutmasının sihri, her şeyin bir bütün olması ve hikayelerin birbirini tamamlaması. Bunun dışında Mahsun Kırmızıgül’ün dizide olması önemli bir faktör. Hatta birçok izleyici için dizinin ilk bölümünün en büyük izlenme nedenlerinden biriydi. Onun haricinde Mardin’i çok etkili buluyorum. Yönetmenimiz Cemal Şan da bu ihtişamı adeta sinema tadında karelerle ekrana taşıdı. Çok şaşırtıcı bir hikaye olmayan töre hikayesini çok iyi işledik. Karakterler de çok başarılı yazılmıştı. Hepsinin kombinasyonu başarıyı getirdi…

* Dizinin başlamasının üzerinden yaklaşık iki sene geçti. ‘Aşka Sürgün’ size neler kazandırdı?
Beren Saat: Başlangıç için çok büyük bir roldü. Dışarıdan bakıldığı zaman ben ‘esas kadın’ı oynayan insanlar statüsüne geçtim. Beren Saat televizyonda bir basamak çıktı! Dizideki çok önemli aktör ve aktrislerden kendi adıma çok şey öğrendim. Aynı mekanlarda, aynı karakteri, bazen aynı repliklerle çok farklı oynayan insanlar var. Ama baktığımda karşımda her defasında farklı bir şeyler oynayan insanlar vardı. Mesela İzzet Abi sürekli bir şeyler öğretme halindedir. Çok entelektüel bilgiler verir. Onlarla sadece sohbet edebilmek bile dizinin bana en büyük getirilerinden biri…

‘EMEKLEMEM ÇABUK BİTTİ’
* Diziye başlamadan önce bu kadar hızlı bir yükseliş yaşayacağınızı tahmin edebiliyor muydunuz?
Beren Saat: Hayallerim hep büyüktür ama zamanın bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. ’25-26 yaşında büyük rolleri oynarım’ diyordum. Genelde benim yaşımda konservatuvardan mezun olunuyor. Ben sürünme ve emekleme dönemini biraz hızlı geçtim. Tomris Giritlioğlu’nun bana böyle bir başrol teklif etmesi benim için büyük bir şanstı.

* ‘Aşka Sürgün’e baktığımızda parlayan üç isim var. Nizar karakterini canlandıran Beren Saat: Hüseyin Avni Danyal, Resul karakterini canlandıran Fırat Tanış ve siz…
Bence üç kişiden fazla parlayan isim var. Ama en şanslı rollere biz sahiptik. Fırat aslında bu şansı sonradan elde etti. Resul aslında bu kadar dominant bir karakter değildi. Ama Fırat onu öyle bir hale getirdi ki, o kadar sempatik bir hal aldırdı ki; şansını artırdı. Bence Fırat rolü söke söke aldı.

* Peki dizinin finali nasıl olacak? Ya da dizinin finalini nasıl hayal ediyorsunuz?
Beren Saat: Mutlu son olacak! Dizide bir düğünümüz var. Çocuk bana kalacak. Annelik özlemimi bastıracağım. Başka beklentisi de yok hayattan. Zilan için en büyük mutlu son; çocuğu ve kocasıyla mutlu yaşamak…

Sivri karakter canlandırmam

* Bir sonraki projede nasıl bir rolde oynamayı istersiniz? Başka bir rol oynamak istiyorum. Televizyonda çok kötü karakteri ya da sivri bir karakteri oynamayacağım. Beren Saat: Çünkü insanlar gerçekliğine inanıyor. TV’de çok marjinal roller denemeyeceğim. O tür oyuncu egolarımı inşallah sinemada tatmin ederim.

‘Zilan benim içimden bir parça’

* Zilan’ı eleştirdiğin noktalar var mı?
Beren Saat: Zilan’ı çok seviyorum. Onu çok fazla eleştirmiyorum. Son dönemlerde geldiği yeri eleştiriyorum. Zilan’ın rolünü ilk okuduğumda senaryoyu ağlaya ağlaya bitirmiştim. Zilan’ın hikayesinden çok etkilenmiştim. Benim için çok özel bir karakter. Kanlı canlı bir şey oynuyorum. İnsanlar Zilan’ın gerçekliğine çok inandı. Onu bu yüzden eleştiremiyorum…

* Peki etkilendiğin yanları?
Beren Saat: En çok etkilendiğim tarafı çok güçlü olması. Şöyle de bir şey var; Zilan benim içimden çıktı. Bu rolü başka biri oynasaydı, bambaşka bir karakter ortaya çıkacaktı. Ortalama şeyleri, bütün oyuncular başka oynar. Ben Zilan’ın gözlerinin güçlü olacağını düşündüm ve öyle yarattım. Ata bindiği için dik omurgalı bir kız olarak düşündüm. Başka biri, bambaşka bir Zilan yaratacaktı. Zilan benim içimden biri. Ben ondan etkilenmiyorum. O benim içimden. Onu ben yaptım.

‘YOLUN BAŞINDAYIM’
* Zilan karakterine dışarıdan bir izleyici olarak baktığınızda kendinizi oyuncu olarak başarılı buluyor musunuz?
Beren Saat: Eleştirdiğim noktalar oluyor tabii ki. Artık çok iyi sinema filmlerini ve çok iyi oyunları çok kolay erişebiliyoruz. Bazen bir yerde film izlediğimizde, oyunculukları gördüğünüz zaman kendinizi böcek gibi hissediyorsunuz. Ama bunu hissetmek de iyi, çünkü insanı tetikleyecek bir şey. Sonuçta TV için çalışıyoruz. Henüz 22 yaşındayım ve konservatuvar eğitimim yok. Yaşıtlarım arasında esas kadın rollerinde oynayan birkaç isimden biriyim. Genelde esas kadın rolleri için 25 yaş üstü oyuncular seçilir. Daha yolun çok başındayım. Ama bakıldığı zaman yadsınmayacak bir yerdeyim. Çok başarılıyım demeyeceğim ama rolümün hakkını da verdim…

* Gelen tepkiler nasıl?
Beren Saat: Kadın izleyiciler tarafından sempatik bulunduğumu sanıyorum. Çünkü teyzeler beni sokakta görünce sarılıyor. Dizi için kadın izleyicinin sempatisini kazanmak çok önemli. Çünkü izleyicinin büyük bir kısmını kadınlar oluşturuyor. Zaten Mardin’e gittiğimizde yürüyemiyoruz bile. Beni evlerinden biri zannediyorlar. Bir anda kendimi kucaklanmış bir şekilde buluyorum. İnternette de beni aşağılayanlar ya da çok fazla eleştirenler olmadı…

RESİMLER















Popularity: 4% [?]

Yorumlar
lady Yazmış:

guzel muzıp renklı….basarılar dılerım


lady Yazmış:

kanal yonetıcıleriiiii: natalıa oreıro VAHSI GUZEL dızısını ıstıyorummm please


Yorumlayın

SPONSORLAR
Internetten para kazan Kuafr ve Gzellik Merkezi Yazlmlar ad ad
TANITIMLAR
[ Kuafor Programlari ] [ Kuaför Gelinlik ve Nisanlik ] [ Erkek Berberi ] [ Kuaför ve Güzellik Fuarları ] [ Kuaför Dekor Tanıtımları ] [ Kuaför Firmaları ] [ Kuaför Salon Tanıtımları ]
[ Kuaför Genel Sorulariniz ] [ KUAFÖR Sac Bakim ] [ Kuaför Katalog ] [ cide ] [ Kadınlar Forumu ] [ Kuaför ] [ parakazan.us ]

Sağlık ve Tıp Sağlık Bilgileri
Tüm Hakları Kuaforum.org Aittir İzinsiz Kullanılamaz Copyright © 2009 Kuaför Destek Sitesi | Egitmen kuafor